Eskişehir’de geçtiğimiz dönemde esnaf odalarında seçimler gerçekleştirildi. Odaların en az yarısında başkan değişti. Yeni başkanların işlerine dört elle sarılışlarına şahit olduk. Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği üst kuruluşu da bu değişimden nasibini aldı, yeni bir heyecan ile Adnan Karamanlı da görevine başladı ve sürdürüyor.
ETB’DE DE ÖYLE BİR İHTİMAL ‘YÜKSEK BİR İHTİMALLE’ VAR
Eskişehir’de seçimin yapıldığı odalarda ortaya çıkan bu değişim arzusu her alana yayılabilir. Esnaf çok daha iyi bir yönetimin gelmesi ihtimal dahilinde ise, öyle bir şansları varsa bunu değerlendirmeyi tercih etti şu ana kadar. Eskişehir Ticaret Borsası seçimlerinde de böyle bir ihtimal var, hem de oldukça yüksek bir ihtimal var. Çünkü orada oldukça iddialı bir aday daha var mevcut başkan haricinde: Ahmet Oğuz!
TİCARET BORSASINI BAŞKAN VE ÜYELERİ ANCAK BİLİYOR!
Meseleyi sadece şahıslar bazında ele almayacağız. Ancak burada şahıslar iki ayrı anlayışı da temsil ediyor. Bir yanda 2013’ten bu yana koltukta oturan mevcut başkan Ömer Zeydan, diğer yanda “borsayı masadan sahaya indireceğiz” diyen Ahmet Oğuz var. Oğuz’un iddiası net: Borsa artık sadece tescil yapılan, kapısı dar, gündemi içeride kurulan bir kurum olmamalı. Eskişehir’in tarım ve ticaret sözü, şehirde ve Ankara’da karşılık görmeli.
AHMET OĞUZ GENÇ, SAĞLIKLI VE BORSA’DA BİR HAYLİ TECRÜBELİ AMA ESAS İTİBARİYLE KARARLI
Oğuz’un en güçlü tarafı, kendisini “dışarıdan gelen bir aday” gibi değil, borsanın içinden gelen bir üye olarak konumlandırması. 1975 Eskişehir doğumlu. Oğuzlar Yem’in üçüncü kuşak temsilcisi. Aile bağını slogan gibi kullanmıyor; “Bizim ayağımız yaklaşık 100 yıldır bu borsadan eksik olmadı” diyerek üyeyle aynı dili konuştuğunu anlatıyor. Çiftçi, besici, tüccar ve sanayicinin aynı masada oturduğu bir şehirde bu bağ önemsiz değil. Çünkü borsa seçimi mitingle kazanılmaz; üye güveniyle kazanılır.
ÜYELER AHMET OĞUZ’A DEĞİL KENDİLERİNE BİR ŞANS VERMİŞ OLACAK
Adaylığını 9 Eylül’de açıklarken ortaya koyduğu 14 maddelik program da bu yüzden dikkat çekiyor. Lisanslı depoculuk ve ELÜS, üye finansman köprüsü, dijital borsa, tarım veri merkezi, çiftçi akademisi, genç çiftçi programı, ilçe şubelerinin yeniden ayağa kaldırılması, mezbaha ve et-hayvancılık değer zinciri… Bunlar “seçim afişi cümleleri” değil, üyenin her gün yaşadığı işin tam ortasına denk düşen başlıklar. Özellikle lisanslı depo ve finansmana erişim, hasatta ürününü elinde tutamayan üretici için vaat değil ihtiyaç. Mezbaha dosyası da öyle. Yıllardır konuşulan, bir türlü çözülmeyen bir meseleyi Oğuz “belediye ve kurumlarla birlikte” şehrin gündeminden düşürme, üreticileri bir çileden kurtarma niyetinde.
ETB’Yİ KAPALI BİR KUTU OLMAKTAN SÖZ SAHİBİ BİR KURUM HALİNE GETİRME İDDİASI
Asıl ayrışma noktası ise üslup. Oğuz, “gündemi takip eden değil, belirleyen borsa” diyor. Bu cümle süs değil. Eskişehir Ticaret Borsası’nın yıllardır en çok duyulan eleştirisi, kurumun kendi içinde dönmesi, üyenin kapıda beklemesi, ilçelerin atıl kalması. Oğuz bu sıkıntını farkında olarak konuşuyor: Üye Hizmet Merkezi kurulacak, şubeler sahadaki göz ve kulak olacak, karar süreçlerine üye daha fazla girecek. Yani borsa, seçilmiş birkaç ismin kapalı odası olmaktan çıkıp Eskişehir tarımının açık platformu haline gelecek.
ÖMER BAŞKANIN ÇOK CİDDİ BİR SAĞLIK SORUNU OLDU, NÜKSETMEYECEĞİNİN GARANTİSİ VAR MI?
Karşı tarafta Ömer Zeydan’ın, uzun yıllardan beri başkan olmanın verdiği avantaj var. Bu inkâr edilemez. TOBB ilişkileri güçlü, 2022’de tek listeyle seçilmiş. Ancak 2026’daki tablo eskisi kadar rahat değil. Yaşadığı sağlık sorunu, ardından toparlanma süreci ve yeniden sahneye çıkışı, üyeler arasında doğal bir soruyu büyüttü: Sağlığında üst düzey bir sorun yaşadı, bundan sonra aynı şey nüksederse ya da Allah göstermesin daha büyük bir sağlık sorunu yaşarsa?
Borsa başkanlığı protokol işi değil. Hasat döneminde sahada olmak, üyenin telefonuna bakmak, Ankara’da dosya takip etmek, kriz anında masada durmak demek. Sağlık meselesini istismar etmek doğru olmaz; ama üyelerin “tekrar nüksederse kurum ne olur?” diye düşünmesi de gayet gerçekçi.
ÖMER ABİ BU PROJELERİ ŞİMDİYE KADAR NİYE GERÇEKLEŞTİRMEDİ, AKLINA YENİ Mİ GELDİ?
Ama bizce bir başka husus çok daha önemli: Kampüs, yerleşke, tarım-ticaret üssü gibi büyük projeler neden şimdi öne çıktı? Zeydan Ağustos’ta “tarım ve ticaret kampüsü” vizyonunu yeniledi. Çünkü Ahmet Oğuz’un bu dönem artık aday olacağını ve bu minvalde projelerle geleceğini biliyordu. Oğuz da Eylül’de projesini daha ayrıntılı ve üye hizmetine bağlayarak ortaya koydu. Burada üyelerin sorması gereken şey basit. Bu projeler doğruysa ve mevcut başkanın aklındaysa yıllardır neden hayata geçirilmedi? Karşısına aday çıkınca mı “yeni dönem” başladı? Bir kurumda vizyon, rakip görünce değil, üye beklerken konuşulur. Geç konuşulan proje, rakip ortaya çıktığında üyelerin gözünü boyamak için ortaya konulmuş projedir.
OĞUZ’UN ADAYLIĞI BİLE UFUK AÇTI!
Oğuz’un şansı da tam bu noktada. O, mevcut düzeni yıkacağım demiyor; durağanlaşmış düzeni üyenin içine çekeceğini söylüyor. Gençlerin tarıma umutla bakacağı bir borsa vaadi, yaş ortalaması yükselen üretim yapısı için boş bir romantizm değil. Dijital platform vaadi, her işini merkeze gelerek yapmak zorunda kalan üye için pratik. İlçe şubelerini canlandırma vaadi, merkezin dışında kalan kesim için görünürlük. Bunlar bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo şu: Ahmet Oğuz, borsayı “yönetilen yer” olmaktan çıkarıp “üyenin sözünün geçtiği yer” haline getirme iddiasında.
ÜYELER BU FIRSATI KULLANDI KULLANDI, YOKSA BİRKAÇ YIL DAHA BEKLEMEK ZORUNDA KALACAKLAR
3 Ekim’de sandığa gidecek üyelerin önündeki tercih teknik değil, siyasi de değil; kurumsal. Bir yanda uzun süredir makamda olan, tecrübesi yüksek ama tempo ve yenilenme sorununu her zaman hissettikleri bir yönetim. Diğer yanda sahaya inme iddiasını programla destekleyen, aileden borsalı, üye dilini bilen bir aday. Eskişehir Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dört yılı, “biz buradayız” demekle ve verilen sözlerin üzerine yatmakla mı geçecek, yoksa Eskişehir’in Ticaret Borsası ismini sık sık duyacağı bir döneme mi girecek? Ahmet Oğuz’un bütün kampanyası bu soruya “ikincisi” diye cevap veriyor.
Odalarda seçim bir fırsattır; yenilenme ve daha büyük bir heyecanla, farklı bir görüş açısıyla, eksiklerin kapatılarak ve yenilikleri hayata geçirerek yola devam edebilme fırsatı. Eskişehir bu fırsatı iyi değerlendirecektir.