|
Tweet |
Eskişehir Profesyonel Apartman Site ve Toplu Yapı Yöneticileri Derneği (ESSYÖNDER) Başkanı Ali Sekizler, kentteki apartman ve sitelerin afetlere karşı sistemli biçimde hazırlanması gerektiğini söyledi. Sekizler, bu kapsamda “Bina Sağlık Karnesi” ve “Mahalle Afet Ağı” önerisini kamuoyuna sundu.
Sekizler, depremin zamanının bilinmediğini, ancak binalardaki eksiklerin bugünden tespit edilebileceğini vurguladı. Afet hazırlığının yalnızca toplanma alanlarının işaretlenmesiyle sınırlı kalamayacağını belirterek, sürecin insanların yaşadığı yapılardan başlaması gerektiğini kaydetti.
Önerilen Bina Sağlık Karnesi’yle apartman ve sitelerin güvenlik bilgilerinin kayıt altına alınması hedefleniyor. Sekizler, birçok yapıda yangın tüplerinin son kullanma tarihinin, elektrik panolarının durumunun, su ve doğalgaz vanalarının yerinin, acil çıkışların açıklığının ve sığınakların kullanıma uygunluğunun bilinmediğini; yönetici değişiminde kayıtların da sıklıkla kaybolduğunu söyledi.
Karnede yer alması öngörülen başlıklar şöyle:
Sekizler, belgenin bir deprem dayanıklılık raporu olmadığını özellikle vurguladı. “Bu karnenin amacı binaya ‘sağlam’ ya da ‘çürük’ damgası vurmak değil. Taşıyıcı sistemde şüpheli bir durum görülürse konu yetkili mühendislere ve ilgili kurumlara yönlendirilir. Uzmanların yerine geçmek değil, uzman incelemesi gereken tehlikeleri görünür kılmak istiyoruz.”
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na işaret eden Sekizler, yöneticilerin yetkilerinin sınırlı olduğunu hatırlattı. Projeyle yöneticilere sınırsız yetki verilmeyeceğini belirterek süreci şöyle özetledi: Yönetici eksikleri tespit ettirir, raporu kat maliklerine sunar ve konuları genel kurul gündemine taşır. Teknik görüş uzmanlardan, mali ve idari karar kat maliklerinden, uygulama ve takip ise yöneticiden gelir.
Proje kapsamında her apartman ve sitede en az iki gönüllü afet sorumlusu belirlenmesi öneriliyor. Bu kişilerin profesyonel kurtarmacı olmayacağını belirten Sekizler, görevlerini sakinleri yönlendirmek, acil kapatma noktalarını bilmek ve yaşlı, engelli ya da yardıma ihtiyaç duyan komşular için önceden plan yapmak olarak tanımladı.
Apartman afet sorumlularının muhtarlık koordinasyonunda bir araya getirilmesini isteyen Sekizler, sağlık çalışanları, teknik meslek sahipleri, esnaf, öğrenciler ve eğitimli gönüllülerden oluşan Mahalle Afet Ağları kurulmasını savundu: “Afet anında kamu ekiplerinin aynı anda her binaya ulaşması mümkün olmayabilir. Mahallede kimin ilk yardım bildiği, nerede jeneratör bulunduğu, hangi binada yardıma ihtiyaç duyulacağı önceden planlanmalı.”
Toplanma alanlarının da yalnızca tabela düzeyinde kalmaması gerektiğini belirten Sekizler, uygun alanlarda kilitli afet dolabı, ilk yardım malzemesi, içme suyu, acil aydınlatma, şarj noktası ve temel haberleşme imkânı bulunmasını; malzemelerin yanı sıra sorumluların ve düzenli kontrol tarihlerinin de belirlenmesini önerdi.
Sekizler, çalışmanın önce belirlenecek pilot mahallelerde hayata geçirilebileceğini; belediyeler, AFAD, muhtarlıklar, üniversiteler, meslek odaları, apartman yönetimleri ve profesyonel yönetim derneklerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Sekizler, açıklamasını şöyle tamamladı: “Afet olduktan sonra ‘neden hazırlanmadık’ diye sormak yerine, bugün hangi eksiği kapatabileceğimizi konuşmalıyız. Hazırlıklı bina, bilinçli yönetim ve örgütlü mahalle, dirençli Eskişehir’in temelidir. Afet kapıyı çalmadan hazırlığın kapısını açmalıyız.”