Bugun...


Sezai Şen

facebook-paylas
Bugün o başkana sahip çıkmazsak yarın bir başkası hedef alınır!
Tarih: 20-10-2026 10:24:00 Güncelleme: 20-10-2026 10:24:00


Geçtiğimiz günlerde Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci’nin sosyal medya ortamında bir paylaşımına rastlamıştım. Gündem yoğundu ve bu yüzden o paylaşımını kaydettim. Çünkü konu bir yönüyle sanılandan çok daha önemliydi ve bu konu üzerine bir şeyler yazmam, zamanında uyarıda bulunmam gerektiğini düşünmüştüm.

 

Dün akşam saatlerinde, klasörler, dosyalar arasında dolaşırken nihayet kaydettiğim o paylaşıma rastladım.

 

SEÇİLMİŞLERİN HUZUR İÇİNDE ÇALIŞABİLMESİ DE ÖNEMLİ

 

Partisine, siyasi düşüncesine bakmadan, sadece halktan daha çok oyu alarak seçilmiş bir belediye başkanının huzur içinde işine odaklanabilmesi, kendisinin ve yakınlarının canını koruyabilmesi açısından ele alacağım için bu konu benim için önemliydi. Çünkü bir belediye başkanı herkese açık ortamlarda aynı şahıs tarafından hepimizi şaşırtacak bir cesaretle tehdit edilmeye, iftiraya uğramaya devam ediyordu.

 

O zaman kafama dank etmişti: Bugün Habil Dökmeci’nin başına gelenler yarın daha başka belediye başkanlarımızın da başına gelebilirdi. Eğer bu tür insanlar belediye başkanlarından arzu ettikleri ihaleleri alamadılar ya da o veya bu bahaneyle daha önce kendilerine belediyelerden sağlanan kaynakların devamını kendilerine sağlayamadılar diye tehdit etmeye alışırlarsa ne bunun sonu gelir ne de bunun sonunda nasıl bir kötülük silsilesi ile karşılaşabileceğimizi bir süre sonra öngörebiliriz!

 

İTİRAZI OLAN İÇİN YARGI ORADA, GİDER ŞİKAYET EDER TEHDİT DE NE!

 

Çünkü tecrübeyle sabittir ki kötülük kötülüğü tetikler!

 

Sivrihisar’da Habil Dökmeci, belediye tarafından daha önce kendilerine verdiği kimi belediye kuruluşlarının ihalesini aynı kişilere vermez ya da belediye olarak işletmeye kalkarsa neyle karşılaşır?

 

Ne yazık ki, bugüne kadar tecrübe edildiği haliyle; algı, iftira, tehdit ve bazen de yumrukla. Belediye başkanının yaptığı işlerle alakalı geçerli bir şikâyeti olan için yol bellidir ve asla yol bu değildir!

 

Başkan Habil Dökmeci’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama, aslında uzun süredir devam eden böyle bir sürecin son halkasıydı. “İfade özgürlüğü; iftira atmanın, algı oluşturmanın, kamuoyunu yanıltmanın ve kişilerin itibarını hedef almanın bir aracı olarak kullanılamaz” diye başlamıştı sözüne. Eleştiriye açık olduğunu, ama eleştiri ile iftira arasındaki çizginin bilinmesi gerektiğini hatırlattı. “Bizim yolumuz algı ve iftira değil, hizmet ve eser siyasetidir” dedi. Sivrihisar’ın sahipsiz olmadığını, hemşehrilerinin emanetinin başlarının tacı olduğunu vurguladı.

 

BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZ TEHLİKEYİ DEVLET DE GÖRMELİ

 

Bu sözler, boşuna söylenmedi tabi. Aynı şahıs, aylarca sosyal medya üzerinden başkanı ve ailesini hedef alan paylaşımlar yaptı. Tehdit ve hakaret suçlarından yargılandı. Mahkeme, tehditten 10 ay, hakaretten 1 yıl 1 ay 18 gün hapis cezası verdi. Tutuklama kararı çıkmadı. Duruşmayı takip eden başkanlar ve siyasetçiler, seçilmiş bir belediye başkanına ve ailesine yönelen tehditlerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Destek verdiler. Üst mahkemeye itiraz edileceği konuşuldu.

 

Aradan zaman geçti. Aynı kişi, muhtarlar toplantısı çıkışında belediye binasında başkana yumruklu saldırı düzenledi. Araya giren başkan yardımcısı yaralandı. Bu kez kasten yaralama suçundan tutuklandı. Daha önce tehdit ve hakaretten ceza aldığı da ortaya çıktı.

 

Ve şimdi, mahkeme süreçlerine, cezalara ve hatta fiziksel saldırıya rağmen, aynı şahsın başkanı ve ailesini hedef alan iddiaları sosyal medya üzerinden sürdürmeye devam edebiliyor anlaşılan. Dökmeci’nin son açıklaması tam da buna bir tepki gibi.

 

Soru basit: Bir kişi, mahkeme kararlarına rağmen, açık açık, sosyal medya platformlarından bir belediye başkanını ve ailesini sürekli olarak nasıl hedef alabiliyor, tehdit edebiliyor? Bu cesareti nereden buluyor?

 

Cevap, sadece o kişinin cesaretinde değil. Hukukun caydırıcılığının yeterince işlemediği, seçilmiş bir yöneticinin ailesinin de hedef haline gelebileceği bir ortamın oluşmasında aranmalı. Bir ilçede kamu kaynaklarının hesabını vermekten kaçınmayan, “ilçemizin parasını kimseye yedirmeyiz” diyen bir başkan, sürekli olarak tehdit ve şantaja maruz kalıyorsa, bunun bedelini sadece o başkan değil, hizmet bekleyen ilçe halkı da öder. Devletin yetkilileri de bu durumun farkında olmalı ve bu bilinçle hareket etmelidirler!

 

Eleştiri serbesttir. Hesap sormak herkesin hakkıdır. Ama iftira atmak, tehdit etmek, aileyi hedef almak, mahkeme kararlarına rağmen aynı yoldan devam etmek ifade özgürlüğü değildir. Dökmeci’nin dediği gibi: “Kimse, çamur siyaseti yaparak, asılsız iddialar ortaya atarak veya bunları yayarak sorumluluktan kurtulacağını sanmasın.”

 

BUGÜN HABİL DÖKMECİ’YE YÖNELEN TEHLİKE YARIN BAŞKA BAŞKANLARA DA YÖNELEBİLİR

 

Bu kadar zamandan beri huzuru kaçırılan bir başkan var. Ama sadece bir başkan değil, ailesinin ve belediyedeki diğer personelin de. Zira ne zaman hangisinin bu kapsamda zarar görebileceğini de kestirmekte zorlanıyoruz.

 

Bu yüzden bu son açıklamasını gördüğüm zaman aklımdan geçirdiğim bazı şeyler olmuştu:

 

Biz bir başkanı koruyamayacak mıyız? Onun ailesini, çocuklarını, hizmet etmeye çalıştığı ilçenin huzurunu koruyamayacak mıyız? Seçilmiş bir yöneticiye yönelen sistematik baskı, sadece o kişiye değil, halkın iradesine de saygısızlıktır. Kamu kaynaklarını korumaya, ilçesinin hakkını savunmaya ve hizmet etmeye kararlı olduğunu söyleyen bir başkanın arkasında durmak, siyaset üstü bir sorumluluk değil midir?

 

Sivrihisar sahipsiz değildir. Ama bir başkanın ve ailesinin, mahkemelerden sonra bile sürekli hedef olmaya devam etmesi, hepimizin sorması gereken bir soruyu da beraberinde getirir: Adalet ve hukuk, bu tür girişimlere karşı yeterince caydırıcı olabiliyor mu? Yoksa bir kişi, “elini kolunu sallayarak” devam edebileceğini, ne yaparsa yapsın kendisine bir şey olmayacağını mı düşünebiliyor? Böyle bir düşünce zihinlerde oluşuyorsa o öz güven nereden, nasıl geliyor?

 

Bu sorunun cevabı, sadece Sivrihisar’ı değil, seçilmiş her yöneticinin görevini huzur içinde yapıp yapamayacağını da belirler. Hizmet ve eser siyaseti, algı ve iftiranın gölgesinde kalmamalı.

 

Bugün için bu Başkan Habil Dökmeci olur, yarın bir başkası olur. Vakit geçirmeden, yaşanan süreçleri sıradan ve küçük görmeden, yönelen tehditleri umursamadan devam edersek korkarım bu birilerini olmadık cesaretler verir ve kimsenin arzu etmediği hadiselerle karşılaşırız!

 

Unutmamak gerekir ki saplantılı kişiler ve bir saplıntı haline gelmiş düşünceler her zaman tehlikelidir!





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI