Bugun...


Ahmet Sezgin Kocabay

facebook-paylas
Erdoğan’ın “Brütüsleri”
Tarih: 09-05-2026 19:55:00 Güncelleme: 09-05-2026 19:55:00


Dış politikadaki yoğun gündemin Erdoğan’ı meşgul ettiği dönemde, iç politikada önemli bir dönüşüm yaşandığı görülüyor.
23 yıllık iktidar sürecinde, toplumun sosyolojik yapısında sessiz ve sistematik değişimler yaşandı. AK Parti, tabandaki samimi muhafazakâr kitlesini koruma noktasında bazı zorluklarla karşılaştı ve zamanla farklı yaklaşımlar öne çıktı.AK Parti’de Küresel Etkiler ve Değişim
Hiçbir ülkede halkın gerçek iradesi, tek bir ideolojik kalıp üzerinden şekillenmez. Küresel akımlar, her ülkede olduğu gibi siyasi partilerin içinde de etkili olmaya çalışır ve iktidardaki partiyi kendi yönelimleri doğrultusunda etkileyebilir.
2001’den itibaren AK Parti de bu genel trendden nasibini aldı. Kuruluş felsefesine ve tabanının beklentilerine paralel bir çizgiyi koruma konusunda zaman zaman güçlükler yaşandı. Özellikle sosyal ve aile politikalarında, partinin ilk manifestosundan uzaklaşan düzenlemeler yapıldı. “Bunlar aklına ekmek peynirle mi yedi?” dedirten yasalar toplumda geniş yankı uyandırdı. Her defasında “düzelir” ümidiyle bekledik, ancak sorunlar derinleşmeye devam etti.
Sosyal Politikaların Eleştirisi
Kamu kaynaklarının belirli kesimlere aktarılması “sosyal devlet” olarak sunulurken, ekonomi ve alt gelir grupları olumsuz etkilendi. Zengin-fakir uçurumu arttı.
Faizin düşük seviyelerden çok yüksek seviyelere çıkması, ekonomi yönetiminde önemli tartışmalara yol açtı. Berat Albayrak döneminde yaşanan kumpas ve sonrasında gelen değişiklikler, milyonlarca vatandaşın bugün hâlâ ağır bir yük altında kalmasına neden oluyor.
Türban yasağının kalkması olumlu bir adımdı. Ancak zamanla türbanlı kadroların bir kısmında, geleneksel İslami değerlerden uzak, daha çok Batı merkezli feminist yaklaşımların öne çıktığı görüldü. Bu kadrolar, parti içinde ve devlet kademelerinde etkili konumlara geldiler.Aile ve Toplum Yapısındaki Değişim
Aile kurumunu güçlendirmesi beklenen dönemde, aksine aileyi zayıflatan yasalar ardı ardına çıktı. 6284 sayılı yasa gibi düzenlemeler, iyi niyetle hazırlanmış olsa da uygulamada toplumun dengesini bozdu, boşanmaları artırdı ve doğurganlık oranını ciddi şekilde düşürdü. Aile, milletimizin temel taşıyken, bu değerler giderek erozyona uğradı.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın bazı projeleri (örneğin “kadınlar tır şoförü olsun” gibi) toplumda tepki çekti ve gelen eleştiriler üzerine geri adım atılmak zorunda kalındı.
Adalet mekanizmasında “sıfır tolerans” anlayışı ile aile mahkemelerinde yaşanan bazı uygulamalar, toplumda adalet duygusunu zedeledi. Çıkarılan kanunlarda referansların yerli ve milli değerlerden ziyade dış kaynaklı yaklaşımlara dayandığı eleştirileri yaygınlaştı.
Sayın Erdoğan’ın, Yusuf Suresi’ndeki kadının beyanı ile ilgili kıssayı dikkate alarak, aile politikalarında daha hassas bir tutum sergilemesini temenni ediyoruz.
Kadın Örgütlenmeleri ve Etkileri
Kadem ve AK Parti Kadın Kolları gibi yapılar içinde, feminist eğilimli grupların etkili olduğu ve kamu kurumlarında (özellikle aile mahkemeleri, adalet ve eğitim bakanlıkları) örgütlendiği gözleniyor. Bu gruplar, “8 milyon kadın” vurgusu yaparak siyasi iradeyi etkilemeye çalıştılar. Oysa AK Parti’ye oy veren kadınların büyük çoğunluğu bu örgütlerle organik bağa sahip değil.
2017 yılında “Aile milli güvenlik sorunumuzdur” uyarısını dile getiren sesler, bugün Sayın Erdoğan tarafından da dile getiriliyor. Ancak bu tespitin uygulamaya yansıması hâlâ yetersiz kalıyor.
Gelecek Endişeleri
Devletteki bazı kadrolaşmalar ve küresel etkiler, aile yapısını, kadın-erkek ilişkilerini ve çocuklarımızın geleceğini olumsuz etkiliyor. Amaç, kadını annelik ve eşlik rollerinden uzaklaştırıp, toplumda ahlaki erozyonu hızlandırmak gibi görünüyor. Çocuklarımızı aile denetiminden çıkarıp riskli ortamlara açık hale getirme eğilimleri endişe verici boyutta.Hayvan hakları konusunda gösterilen hassasiyet ile aile içi olaylarda yaşanan bazı adaletsizlikler arasındaki çelişki, toplumda derin yaralar açıyor.
Bugüne kadar yaşananlar, yakın dönemde Kemalizm üzerinden yeni bir toplumsal kutuplaşma ve kaos riskini artırıyor.
Tarih tekerrür eder.

Geçmişteki hataları tekrarlamak, kazanımları bir anda kaybetmemize neden olabilir. Halkın teveccühü ve Gayretullah, her zaman en büyük ölçüdür.
Bizden uyarması…

Gerisi, karar vericilerin omuzlarındadır.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI