|
Tweet |
Tepebaşı Belediye Meclisinde, Leman dergisinin Hz. Muhammed ve Hz. Musa ile ilgili karikatürü üzerine başlayan tartışmalar ve CHP'li Grup Başkanvekilinin karikatürü "ifade özgürlüğü" olarak tanımlaması üzerine başlayan tartışma Cumhur İttifakı parti meclis üyelerinin salonu terk etmesiyle sonuçlandı.
AK Parti Tepebaşı Belediye Meclis Üyesi Ali Semih Ünlü, mecliste yaşananlarla ilgili olarak sosyal medya hesaplarından açıklama yaptı. Ünlü yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
""Peygamberimize uzanan dile “ifade özgürlüğü” diyeni de, buna sessiz kalanı da unutmayacağız.
Bütün varlığın hürmetine yaratıldığı, âlemlere rahmet olarak gönderilen,
“Sen olmasaydın ey Habîbim, kâinatı yaratmazdım” hitabına mazhar olmuş Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V.) yönelik yapılan bu alçak saldırıyı asla görmezden gelemeyiz.
Tepebaşı Belediye Meclisi’nin bugün yapılan Temmuz ayı oturumunda, Leman dergisinin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (S.A.V.) yönelik yayınladığı karikatürü gündeme taşıdım.
Bu çirkinliğin sadece bir inanç grubunu değil, toplumun ortak vicdanını ve değerlerini hedef aldığını; bunun ifade özgürlüğü değil, açık bir nefret suçu olduğunu açıkça ifade ettim.
Toplantıya başkanlık eden Meclis Başkan Vekili Erdoğan Aydoğmuş ve Meclis Üyesi Mete Yılmaz, bu açıklamama destek vererek yapılan hakareti kınadılar.
Ancak ne yazık ki grubu adına söz alan CHP Grup Başkanvekili Atilay Dalgıç, bu rezil karikatürü “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirdi.
Peygamberimize yapılan bir hakareti meşrulaştırmak gibi vahim bir tavır aldı.
Bu açıklama karşısında Cumhur İttifakı Meclis üyeleri olarak daha fazla orada bulunmayı reddettik ve hep birlikte oturumu terk ettik.
Şimdi buradan net bir şekilde soruyorum:
Sayın Ahmet Ataç, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Grup Başkanvekilinizin “ifade özgürlüğü” adı altında bu hakareti savunmasına katılıyor musunuz, yoksa meclis başkanvekili Erdoğan Aydoğmuş ve meclis üyesi Mete Yılmaz gibi olayı kınıyor musunuz?
Bu sorunun cevabı sizin tavrınızı gösterecektir.
Peygamberimize uzanan dile karşı susmak da bir tercihtir; ve bu millet bunu kaydeder.
Kamuoyunun vicdanı adına bu açıklamayı yapmayı zorunlu görüyor; bu meseleyi unutturmayacağımızı buradan ilan ediyorum."