Bundan tam iki yıl önce bugün yerel seçimler yapılmış, Eskişehir’de Ayşe Ünlüce başkanlık koltuğuna oturmuştu. Büyükerşen, daha önceki 24 yılda başkan olduğu için Ünlüce’nin seçilmesi hepimiz için eksik kalan hizmetlerin tamamlanması adına büyük bir umut olmuştu.
Eskiden beri bizi takip edenler bilir; bir belediye başkanı ya da bürokrat göreve geldikten sonraki özellikle ilk altı ayda hakkında hemen hiçbir şey yazmayız, işine konsantre olmasını, kendini göstermesini bekleriz. Ayşe Ünlüce için de aynı kuralımızı geçerli kılmış, sonrasında özellikle doğrudan alımlarla ilgili olarak bazı eleştirilerde bulunmuştuk.
Bugün Ünlüce’nin iki yılını değerlendireceğiz.
Kendisi “içeriden” genel sekreterlik koltuğundan başkanlık makamına geçtiğinde “değişim rüzgârı esecek” diye bol bol nutuk atılmıştı. İki yıl sonra ortaya çıkan tabloya bakınca, rüzgâr pek esmedi; daha çok aynı eski meltem devam ediyor gibi.
ÇÖZÜM BEKLEYEN ESAS KONULARDA DEĞİŞİM OLMADI
Tabi bu arada kurumsal ödüller alınmış, “ELoGE” (Avrupa Yönetişim Mükemmelliği Markası) falan diye güzel fotoğraflar çekilmiş, sunumlar yapılmış, “2026 Eskişehir’in yılı olacak” diye afişler asılmış… Ama Eskişehirli arabasına bindiğinde, trafikte 10 dakikalık yolu 45 dakikada bitirdiğinde veya hiç ummadığı bir anda günlerce süren su kesintisiyle karşılaştığında o “değişim” kelimesini pek hatırlamıyor, hatta bu tür martavallar öfkeye kapılmalarına neden oluyor!
Belki yazımızın buraya kadarki bölümünü okuyanlar Başkan Ünlüce’yi yermek için bu yazıyı yazdığımızı düşünebilirler. Ama hayır öyle değil. Yaptığı güzel işleri onaylayacak, yanlışlarına dokunacak ve bazı tavsiyelerde bulunacağız.
Bakın mesela, biz Ünlüce döneminde hayat bulan Kent Lokantalarını oldukça faydalı buluyoruz. Çünkü buraya, lokantalarda yüksek fiyatlarla yemek yeme fırsatı bulamayanlar, yemek yapma imkanı olamayanlar gidiyor. Vatandaşın direkt cebine hitap eden bir icraat. Hafta içi günlerde 100 TL’ye 4 çeşit temiz, lezzetli, son zamanlarda porsiyonların küçülmesine rağmen yine de doyurucu bir yemek verilmesi vatandaş tarafından gayet olumlu karşılanıyor.
KENT PARK İÇİNDEKİ ŞUBE EMEK MAHALLESİNDE OLMALI
Yıldız Durağı’ndaki yer tıklım tıklım doluyor, askıda yemek uygulamasıyla da “dayanışma” havası yaratılıyor. Ancak Kent Park’taki ikinci lokanta ile ilgili olarak küçük bir itirazımız olacak. Burası “Türkiye’nin en güzel manzaralı Kent Lokantası” diye pazarlanıyor. Manzara gerçekten güzel, bu doğru… Ama müşteri sayısı o kadar güzel değil. Bizim ziyaret ettiğimiz gün hiç sıra yoktu, birinin yemek alması için kasiyerler bekliyordu!
Kent Park’taki güzel manzaralı yer pek rağbet görmüyorsa, Emek Mahallesi gibi nüfus yoğunluğu yüksek, ihtiyaç sahibi vatandaşların daha fazla olduğu bir semte bu hizmet kaydırılabilir. Sabit bina kirası derdinden kaçınmak istiyorlarsa, yaz-kış rahatça kullanılabilecek büyük, kaliteli bir çadır yapısı da yeter de artar. AK Parti, Ramazan ayı boyunca binlerce insana bir çadırda iftar hizmeti sunabildiğine göre bunu herhalde Büyükşehir de yapabilir. Böylece hizmet sadece “merkezdeki manzaralı yer” olmaktan çıkar, gerçekten ihtiyacı olanlara ulaşır. Yoksa güzel manzara izleyerek sosyal adalet sağlanmıyor maalesef.
ÜNLÜCE’YE BÜYÜKERŞEN KELEPÇESİ TAKILI!
Ayşe Ünlüce’nin bu şehirde Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterilebileceğini ve seçilebileceğini ilk yazan gazeteci olarak kendisinin seçilmesinin şehre ayrı bir heyecan kattığını söyleyebiliriz. Ancak o heyecan aradan geçen 2 yılda büyük oranda sönmüş görünüyor.
Bunun da belli başlı nedenleri var:
En önemlisi, Yılmaz Büyükerşen’in şehre kattıklarının yanı sıra şehri mahrum bıraktığı şeylere eğilme fırsatı idi. Ünlüce, Büyükerşen’in etkisinden kurtulmayı beceremediği için halkın gerçek anlamda kendisinden beklediği konularda vatandaşın arzu ettiği hizmeti üretip sunamadı. Zaten mevcut kadrosu ile bunun mümkün olamayacağını artık hepimiz anlamış bulunuyoruz.
Bakın, Bisiklet Yolları Projesi önemli bir projeydi ancak yanlış yerlerden geçirildi, 400 bine yaklaşan araçların kullandığı yollar sürücülere dar edildi. Çünkü Eskişehir soğuk ve yağışlı ayları çok olan bir şehir olarak bu tür bir alternatife çok da uygun değildi. Onlarca kilometre uzunluğunda bisiklet yollarımız var ama yazın sıcak günleri hariç aman aman kullanılmıyor. Yani rantabl değil!
YOLU OLMAYAN ŞEHRE ARABASIZ PAZAR GİDER!
Her ay düzenlenen Arabasız Pazar da ayrı bir klasik. Atatürk Bulvarı gibi ana arterleri trafiğe kapatınca, zaten daralmış yollardaki kaos bir kat daha artıyor. Belediye “kentimize çok yakıştı” diye övünüyor, ama sürücüler de kapatılan yolları görüp ateş püskürüyor. “Şehrimizde insanların yürümesi, çocukları ile gezebilmesi için yeteri kadar park yok mu da bu tür bir faaliyet için asfalt yollar ve beton kaldırımlar kullanılıyor?” diye soruyor insanlar.
Atatürk Caddesi’ndeki kavşak düzenlemesi ise tam bir fiyasko olarak tarihe geçti. Dubalar, şerit oyunları, yeni sinyalizasyon… Sonuç? Bekleme süreleri uzadı, kuyruklar uzadı. Resmi açıklamalarda “trafik rahatladı” dense de, sahadaki gerçeklik tam tersi olunca seyreltme adı altında yanlıştan kısmen dönülmeye çalışıldı. Evet, yanlıştan dönmek de bir erdemdi!
ÖĞRENCİ ABONMAN İKİ YIL OLMADAN DOLAR BAZINDA YÜZDE 30 ARTTI
Ünlüce, Nebi Hatipoğlu’nun gündeme getirip vaat ettiği öğrenci abonmanı için söz vermişti. Bu sözünü 19 Mayıs 2024 tarihinden itibaren yerine getirmeye başladı ve öğrenci aileleri tarafından gayet olumlu karşılandı. O gün 250 TL olan öğrenci abonman bugün 450 TL’ye yükseldi. Yani fiyatı dolar bazında yüzde 30 arttı!
OĞUZHAN ÖZEN’İ ESKİ’DE HARCADILAR, BEDELİNİ BİZ ÖDEDİK
En can sıkıcı nokta ise kadro meselesi. Yılmaz Büyükerşen’in 25 yıllık mirası hâlâ capcanlı ayakta. İletişim ile ilgili bir alanda harikalar yaratacak bir isim olan ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen (2021 ataması) hâlâ koltuğunda oturuyor. Su, kanalizasyon, altyapı gibi vatandaşın en çok şikayet ettiği alanlarda aynı isimle devam edilmesi, “Sadece başkanın ismi değişti, ekip aynı kaldı” algısını bayağı güçlendiriyor. “Değişim mi oldu, yoksa sadece koltuk değiş tokuşu mu?” sorusu zihinlerde dönüp duruyor.
Ünlüce, Büyükerşen etkisinden kurtulup kendi kadrosuyla çalışabilseydi muhtemelen kendisinden memnun insan sayısı bu şehirde çok daha fazla olurdu. Doğal Yaşam Merkezinde onlarca hayvan ölmez, şehrin insanları günlerce susuz kalmaz, ana arterler kapatılıp şehrin sıkıntılı olan trafiği daha da sıkıntılı bir hale getirilmezdi.
ŞEHRİN GERÇEK SORUNLARINDA HİÇBİR İYİLEŞME OLMAYINCA ANKETLER DE KÖTÜYE GİTMEYE BAŞLADI
Ünlüce’nin kendisi halka daha yakın. Yani bıraksalar vatandaşla saatlerce haşır neşir olabilir. Her şeye rağmen oluyor da. Hatta bıraksalar şehre daha makul hizmetlerin bir kısmını da sunabilir. Ancak her yandan eli kolu bağlanmış durumda ve bunu da kendi kendine yaptı. Bu halden şikayetçi gibi de görünmüyor. Halk ise kendisinden şehrin önünü açacak hizmetler bekliyor.
Burada ifade etmeye çalıştığımız hususlar anketlere de yansıdı. Hatta partisi CHP’ye yakın anket firmasının yaptığı anketlere. Eylül ayında yapılan bir ankette kadın büyükşehir belediye başkanları arasında 4. oldu, 15-25 Mart 2025 tarihleri arasında yapılan ankette ise en başarılı 10 büyükşehir belediye başkanı arasına giremedi. Yüzde 51.06 ile seçildi ancak memnuniyet oranı yüzde 45.5’lere kadar düştü. Bugün vatandaşın önüne yeniden belediye başkan adayı olarak çıktığı zaman, rakibinin durumuna bağlı olarak, daha fazla oy kaybetme potansiyeli var.
Bu yüzden halkın içine girme, gecenin ve sabahın erken saatlerinde belediye çalışmalarını yerinde denetleme gibi olumlu yönlerini takdir ettiğimiz Ünlüce’nin yöneltilen eleştirileri daha fazla dikkate alması ve gereğini yerine getirmesini tavsiye ediyoruz.
Eğer 2026 projeleri hızla sahaya yansımazsa, şehrin trafik, otopark ve altyapı sorunları çözülmezse “değişim” söylemi de güzel bir manzara gibi havada kalır.